Kullanıcı Adı
Şifre



 

 

“BULUŞMALAR”

Fotoğraf, icadından günümüze kadar geçen süreçte hem sanatların hem toplumların dönüşümünde etkili oldu. Fotografik görüntü, bireyin gerçeklik algısını değiştiren bir etki yarattığı gibi, estetik yargıların farklılaşma sürecine de katıldı. İster durağan olsun ister hareketli, ister doğrudan kaydedilmiş olsun ister kurmaca, teknik araçlarla yeniden üretilmiş görüntünün insan yaşamına girmesi, kültürel bir dönüm noktası olarak tanımlandı.

Fotoğrafın tarihi, değişen dünyanın ihtiyaçları doğrultusunda görüntünün farklılaşan üretim ve kullanım biçimlerinin hikayesidir. Sosyal alanın farklı katmanlarından günümüze izler taşıyan bu tarih, toplumsal yaşama ilişkin tanıklıklarımızı, bilgilerimizi ve yorumlarımızı zenginleştiren, düşüncelerimizi değiştiren, yargılarımızı etkileyen örneklerle doludur. Cisimlerden yansıyan ışıkları kaydeden aletler, başlangıçta sadece durağan görüntü üreten fotoğraf makineleriydi. Daha sonra hareketli görüntüyü kaydedebilen sinema kameraları tasarlandı. Gerek fotoğraf gerek sinema kameraları tek işlevli cihazlardı. Günümüzde ise bu iki işlevi buluşturan, ayrıca ses ve yazı kaydedebilen koordinat ve zaman belirleyen yeni kuşak kayıt araçları üretiliyor.

 

Bu araçlar sadece fotoğrafı, videoyu, sesi ve yazıyı buluşturarak kaydetmekle kalmıyor aynı zamanda hepsini birden en uzağa gönderebilme kabiliyetine, sonsuz sayıda çoğaltabilme imkanına sahipler. Bütün bunları en kısa zamanda yapabiliyorlar.Günümüzde görüntülerin akıl ötesi bir hızla gene akıl ötesi uzaklıklara iletilebilmesi “şimdi” kavramının anlamını dönüştürüyor. Elde edilen bir görüntünün kıtalararası yolculuğunu “an”lara indiren bu ortam, alışageldiğimiz zaman kavramını zorluyor. Buluşmaları, iletilen o görüntünün ifade ettikleriyle sınırlı olsa da “hemen”leştiriyor. Bu akış içinde “az önce” elde edilen görüntü, “şimdi” elde edilene göre daha tüketilemeden eskime ve değersizleşme riski taşıyor.  Buna rağmen fotoğraf, hala gündelik hayattan aldığı referanslarla etkisini sürdürüyor, bellek oluşturmadaki güçlü rolüyle olduğu kadar izleyicinin yorumuna açık niteliğiyle de önemini koruyor.

 

Fotografik görüntünün bugünkü hayatlarımızdaki yeri, sosyolojinin, göstergebilimin, felsefenin, politikanın, estetiğin, güncel sanatların buluştuğu yeni mecralar yaratıyor.Bu çeşitlilik içerisinde fotoğraf, tanıklıklarımızın güçlü kanıtları olarak varlığını sürdürüyor; alışkanlıklarımızı, arzularımızı ve meraklarımızı temsil ediyor; dünyayı algılamanın, yorumlamanın ve ifade etmenin bir aracı olarak hayatımızdaki yerini büyütüyor;Fotoğraf, fotoğrafçının sınırsız seçenekler arasından görüntü haline getirmeyi tercih ettiği hayat kesitlerini yansıtır, aynı zamanda fotoğrafçının bir fotoğrafta gösterdikleri hakkındaki kişisel yorumu ile bakanın yorumunu buluşturur. Bu buluşmanın gerçekleştiği yer, görüntüler tarafından yaratılmış “hayal dünya”dır.

 

Fotoğrafın icadından önce kavramsal mahiyette sahip olduğumuz “görüntüler dünyası” zahiri ve batıni ilimlerin alanında “söz”ün konusuydu. Fotoğraftan sonra ise hayatımıza giren gerçeklik ve güvenilirlik sorgulamasıyla birlikte, “kaydedilmiş bakış”ın, yani tanıklığın konusu oldu. Fotoğrafçı ise rastlantısal ya da planlanmış buluşmaların öznesiydi. Bu eksenin etrafında yeni bir dünya kuruldu: Adı konulmamış, muktedirler tarafından tümüyle ele geçirilmemiş, tam da keşfedilmemiş bir dünya: “fotoğrafın dünyası.” Bu dünyanın içindeki fotoğraf, kültürel kodların aktarılabildiği bir araç olduğu kadar, bağlamların, fikirlerin üretilebildiği, tartışılabildiği, geçmişle günümüz arasındaki izlerin ve farklılıkların buluşabildiği bir zemin olarak da hayatımızda yer tutuyor. Görüntüler günlük ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda kullanılıyor ve yaygınlaşıyor; yeni yaratılan “sanal sosyal alanlar”a uygun biçimler ediniyor; çoğaltım ve dağıtım teknikleri her geçen gün çeşitleniyor.

 

Bu çeşitlilik dikkate alındığında İFSAK 22. İstanbul Fotoğraf Günlerinin teması olan buluşmalar, öncelikle farklılıkların varlığını benimser. Bir merkez etrafında zoraki buluşmaları değil, gönüllü buluşmaları benimser. Birlikte yaratılan sonucun etkisi kadar, birlikte yaşanan sürecin değerinin farkındadır.

Birbirine benzemeyenlerin sözünü kendi “dilinde” söyleyebildiği, farklılıkların her platformda temsil edilebildiği buluşmaları önemser. Kendi ile öteki arasındaki sınırların aşılmasıyla yaratılacak çoğulcu kültürel buluşmalardan yanadır. Bu ortak zemindeki buluşmaların, ‘çizili’ coğrafyaların sınırlarını aşan evrensel potansiyeline işaret eder.

Buluşmaları fiziki coğrafyasında barındırarak geçmişten günümüze gelen İstanbul gibi derin kültürel-sosyal atmosfere sahip şehirlerde aynılıklardan çok farklılıkların zenginleştirici etkisinin farkındadır. Bu farklılıkları fikirler, sanatlar, bilimler ve disiplinlerarası ilişkiler içerisinde var etmeyi hedefler. Buluşmalar öncelikle kollektif üretimi besleyen ortamlar olarak düşünülür.

 

İFSAK 22. İstanbul Fotoğraf Günleri, bütün bu değer, kavram ve tanımların yaratıcı ifadelerle zenginleştirilerek yeniden üretimini hedefler, yaygın kullanım içindeki klişeleşmiş yorumlardan uzak durmaya çalışır. 

İFSAK tüm fotoğrafçıları, fotoğraf düşünenleri, öğretenleri, tartışanları, yazanları, araştıranları ve herkesi, ortak düşünce ve görüntü üretiminin yolunu açacak bu buluşmalara, İFSAK 22. İstanbul Fotoğraf Günlerine katılmaya çağırır.

 

 

                                                                              

 

 

Dizayn ve Altyapı :
Tart New Media
Tart
DORUK.NET
İFSAK Web Sunucusu
DorukNet Veri Merkezinde
barındırılmaktadır.
SONY
ANA SPONSOR