Kullanıcı Adı
Şifre




İFSAK Ayın Fotoğrafı Yarışması için ne dediler?

 

 

İlteriş TEZER

 

Ayın Fotografı Yarışması, "İFSAK Okulu"nun son sınıfıdır. Her yarışmada ayrı bir eleştirmen gelir bu sınıfa. Kendi deneyim, birikim, görüşleri ve duyguları doğrultusunda birkaç fotografı mezun eder, bu arada anlatır kendince, daha iyi nasıl olurdu, nasıl çekilir nasıl basılırdı, nasıl duygu katılırdı, hangi teknik daha uygun olurdu. Katılımcı ve izleyiciler farklı, yeni, kendi içinde doğru, bazen de diğer eleştirmenlerle çelişen, bilgi ve görüşler alırlar bu sınavlarda. Bazen aklılar karışık, bazen net ve açık, bazen mutlu, bazen mutsuz ayrılırlar bu sınavdan. Ama bir şey gerçektir, fotograf ufukları her sınavda biraz daha açılır, biraz daha yaklaşırlar mezuniyete. Her kim ki o yılın birincisi, ikincisi, üçüncüsü olur, inanın onlar geleceğin gerçek fotografçıları olurlar. Yani mezun olurlar. Ancak o yarışmadaki heycanı bir daha bulmazlar hayatta.

 

Bence her fotografa başlıyan mutlaka katılmalı. 

 

 

*************************

 

A. Muhsin DİVAN


Türk Fotoğrafının en yüce kurumu olan İFSAK pek çok özgün etkinliğiyle bizleri adeta büyüler. Bugün biraz fotoğraf çekebiliyorsam, bunu “Ayın Fotoğrafı Yarışması”nın bana kazandırdığı o anlatılmaz heyecana borçluyum.

 

Fotoğraf eğitiminin en keyifli, en renkli anlarını yaşadığımız bir klasiktir “Ayın Fotoğraf Yarışması”… Uygarca yarışmanın terbiyesini edindiğimiz, karartılmış salonumuzda çırpınan yüreklerimizin sesini duyduğumuz, sıra fotoğrafımıza gelince, içimizden belki de birkaç dua mırıldandığımız, ne muhteşem saatler yaşarız. Yaşamımda maddi, manevi çok büyük  ödüller kazandım. İnanınız ki hiç birisi “Ayın Fotoğrafı Yarışması”nda kazandıklarımın yanına bile yaklaşamaz.

 

Bence ışık İFSAK’tan yükselir. İFSAK her şeyiyle, yüreğimize düğümlenmiş, gerçek bir sevdadır.

 

 

*************************

 

Metiner GÖREN

 

Ayın Fotoğrafı Yarışması ve Siyah/Beyaz Çalışmalar:


Ayın Fotoğrafı Yarışması konusunda yeni bir yazı hazırlamak için daha önce  bu konuda yazılanlara şöyle bir göz attım. Gerçekten bir an geçmişe çok güzel bir yolculuk yaptığımı hissettim. Yazılanlar, anılar, yaşadıklarımız, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz... Bir de şimdi neler yapılıyor diye İFSAK bültenlerini karıştırdım ki; bir siyah/beyaz fotoğraf tutkunu için sonuç hayli hüzünlü oldu. Gördüklerim doğru ise, 2007 Mart ayı ile 2008 Mart ayı arasında yapılan 10 adet Ayın Fotoğrafı Yarışmasında sadece 4 kez siyah/beyaz dalda katılım olmuş, diğerlerinde ise ya katılım hiç yok, ya da yeterli katılım sağlanamamış.


Siyah/beyaz fotoğraf çalışmalarını hala film ve kimyasal yöntemlerde sürdüren arkadaşlarıma selam ve saygılarımı ileterek, sadece Ayın Fotoğrafı yarşması ile sınırlı olarak kaygılarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Aslında üzülmek bir yana, fazla da şaşırmamak gerekiyor diye düşünüyorum. İFSAK’ta  uzun süredir  zaman zaman tanık olduğumuz, siyah/beyaz fotoğrafın nasıl basılması konusundaki anlamsız tartışmaların bizi bu günlere getireceği belliydi. Bu tartışmaları yaşatanlar ve yaşayanlar henüz aramızda oldukları için bilinenleri tekrar etmek istemiyorum. Günümüzün baskı teknikleri gerçeğini görmemek için  siyah/beyaz fotoğrafın sadece agrandizörün altında aranmasını savunanlardan neredeyse tümünün, şimdi birer sayısal görüntü işleme ustası olduğunu görüyorum. Peki hayırlı olsun, karanlık oda efendileri sizlere ömür, yaşasın sayısal görüntü işleme kardeşliği...kabul ettim de hani siyah/beyaz fotoğraf? Yine yok, yine yok!


Sevgili arkadaşlarım siyah/beyaz bir yorumdur, neden sadece karanlık oda ile özdeşleştiriyoruz? Kullanabileceğimiz her türlü baskı tekniği ile işlerimizi sunmak varken, film, kimyasal, karanlık oda bulamama sıkıntılarını önümüze neden birer engel olarak koyuyoruz. Benzer kaygılar saydam için de geçerli değil mi? Saydam yok, banyosu problem, sunumu dert... Tamam ama siyah/beyaz da bence bu tür sorunların hiçbirisi yok. Karar anında fotoğrafımızı siyah/beyaz tasarladığımızda,  hem çekim, hem de baskı tekniklerinin en ileri düzeyde donanımına sahip değilmiyiz? O zaman nerede siyah/beyaz fotoğraf?

Siyah/beyaza ilginin azaldığını görüyorum. Bu konuda iyi düşünmemiz gerekiyor. Çok geç olmadan. 

 

 

*************************

 

Ali BALKI

 

Bir mekan düşününki ; bilginin ışık  kabul edildiği ve onu kullandıkça parladığı.

 

Bir topluluk düşününki; bir  konu üzerindeki görsel düşüncelerinizi ifade edebileceğiniz, tecrübenin ve bilginin paylaşılabildiği, eleştirilmeyi de bir öğrenme  fırsatı olarak değerlendirebileceğiniz, görüş açınızı  genişleten,aynı zamanda bakış açınızın, başka bir bakış açısınca nasıl görülebildiğini de görebileceğiniz, amacın bağcıyı dövmek değil bağdan  üzüm yemek olduğu, başarılı  bulunduğunuzda takdir edildiğiniz, eksikleriniz olduğunda daha iyisini yapmaya koyulabileceğiniz bir adres olsun.

 

Bu adresi uzun yıllardır bir çok değerli sanatçının yetiştiği, fotografik  görselliği aslında düşün ve estetik dünyamızın bir ayrılmaz dinamizmi olarak gören sevgili İFSAK'ta bulabilirsiniz.

Bu olgunun içinden yetişenler dünün öğrencileri, bugünün  hocaları, yarının ustaları olarak  kültür ve sanat dünyamızın ışığı olmaya devam edeceklerdir.

 

İşlevi ile bir yarışma formatının çok ötesine geçen "Ayın Fotoğrafı Yarışması" bu güzel duraklardan biri olarak belleğimizde unutulmadan sonraki kuşaklara verilecek en büyük hediye olarak devam etmelidir.
Gelişmiş toplumlarda  kuruluş tarihleri bir asrı geçmiş fotoğraf sanatı federasyonları, dernekleri ve düzenledikleri geleneksel çalışmaları ile çevrelerine ışık vermeye devam ederken, aynı yolda ilerleyen İFSAK, ülkemizin en eski ve gelenekselleşen yarışmaları ile bilgi, estetik ve yaratıcı düşüncenin en iddialı uzun mesafeli koşucusu olmaya devam etmektedir.

 

Bilginin uğrayacağı en kötü son herhalde paylaşılmaması olmalıdır. Görüş ve değerlendirilmelerin paylaşılmasını felsefe edinilen bir mekanda sondan bahsedilemez..
Bahsedilebilecek bir tek söz vardır."Bilgi ışık gibidir onu kullanıyorsanız daha da parlar."
İFSAK'ta  "Ayın Fotoğraf Yarışmasında  olduğu gibi."

 

 

*************************

 

Emre İKİZLER

 

İFSAK’ın yıllardır düzenlediği “Ayın Fotoğrafı Yarışmaları”, geçmişte büyük bir heyecanla beklenen ve başarıda büyük sevinç, başarısızlıkta ise büyük hüzün yaşatan olaylardı. Bu durum, sanırım az sayıda yarışma olmasından kaynaklanıyordu. Günümüzde çok sayıda yarışma yapıldığı için hem “Ayın Fotoğrafı Yarışmaları”na olan ilgi azaldı, hem de yarışmacılar daha olgun davranıyorlar ve sonuçları soğukkanlılıkla karşılıyorlar. Her ne kadar ilgi azalmış olsa da, bu yarışmalar hala önemli bir işlevi yerine getiriyorlar.

 

Yarışma sırasında yapılan değerlendirmeler bir tür “fotoğraf okuma” işlevi görüyor ve fotoğrafa yeni başlayanlar için çok önemli kazanımlar sağlıyorlar. Bu değerlendirmeleri izleyenler (ister yarışmacı olsun, isterse yalnızca izleyici) farklı yaklaşımlar görerek fotoğrafçılıklarını geliştiriyorlar. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu daha iyi anlıyorlar. Gerçi zaman zaman jürinin öznel değerlendirmeleri yüzünden hayal kırıklıkları yaşansa da, genelde son derece yapıcı ve nesnel değerlendirmeler yapılıyor.

 

Bana kalırsa, önemli olan bu yarışmalara katılmak ve fotoğraflarını paylaşmaktır. Elbette herkes başarılı olmak ister. Ama başarısızlıklarımızdan da ders almayı bilmemiz gerekir. Ayın fotoğrafı yarışmaları, katılımcıları düşünmeye, üretmeye, paylaşmaya teşvik ettiği sürece başarılı fotoğraflar ortaya çıkacaktır. Sıradan, basmakalıp fotoğraflar yerine, sıradışı, yaratıcı çalışmaların üretilmesi, hem İFSAK hem de Türk fotoğrafı için gereklidir.


Dizayn ve Altyapı :
Tart New Media
Tart
DORUK.NET
İFSAK Web Sunucusu
DorukNet Veri Merkezinde
barındırılmaktadır.
SONY
ANA SPONSOR